Demir, değişen dünya düzeninde bölgesel iş birliği, üretim çeşitliliği ve katma değerli ekonomiye geçişin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu söyledi.

Konuşmasında Zonguldak, Bartın ve Karabük’ü kapsayan bölgesel kalkınma çalışmalarına dikkat çeken Demir, mevcut ekonomik yapının ağırlıklı olarak düşük katma değerli üretime dayandığını belirtti. Bu yapının dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Demir, özellikle yüksek teknoloji ve savunma sanayi gibi alanlara yönelmenin kritik önemde olduğunu ifade etti.

Zonguldak’taki kurumlar arası dayanışmanın önemine de değinen Demir, oda ve kuruluşların ortak hareket etmesinin kent adına önemli bir avantaj oluşturduğunu söyledi. Kamu kurumları ve yerel yönetimlerle sürdürülen iş birliğinin kalkınma sürecine katkı sunduğunu belirten Demir, kentte oluşan ortak hareket kültürünün bölgesel kalkınma açısından örnek bir model olduğunu dile getirdi.

Küresel sisteme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Demir, uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillendiğini söyledi. Birleşmiş Milletler, NATO ve UNESCO gibi yapıların etkinliğinin azaldığını ifade eden Demir, ekonominin artık yalnızca ticaret değil, aynı zamanda stratejik bir rekabet alanı haline geldiğini kaydetti. Enerji, teknoloji ve tedarik zincirlerinin bu rekabetin merkezinde yer aldığını belirtti.

Türkiye’nin çok kutuplu dünya düzenine uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan Demir, uluslararası platformlarda daha etkin rol alınmasının stratejik önem taşıdığını söyledi. Çin’in üretim ve teknoloji alanında güçlü bir konuma ulaştığını, Hindistan’ın ise düşük maliyet avantajıyla önemli bir üretim merkezi haline geldiğini belirten Demir, bu gelişmelerin Türkiye gibi ülkeler üzerinde rekabet baskısını artırdığını ifade etti.

Türkiye ekonomisine ilişkin de konuşan Demir, enflasyonla mücadele sürecinde düşüş eğiliminin gözlemlendiğini ancak küresel gelişmelerin bu süreci doğrudan etkilediğini söyledi. Enerji fiyatları, bölgesel çatışmalar ve küresel belirsizliklerin ekonomik görünüm üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Demir, yatırım ve büyüme beklentilerinin 2027 yılına ötelenebileceğini dile getirdi.

Bölgesel kalkınmada sektörel dönüşümün önemine dikkat çeken Demir, Zonguldak’ın yalnızca kömür ve çelik üretimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Mobilya, havacılık, savunma sanayi ve ileri teknoloji gibi alanlarda yeni adımlar atılması gerektiğini belirten Demir, tarım ve hayvancılıkta da yeni projelerin devreye alındığını aktardı. Topraksız tarım uygulamalarının başladığını ve ihracat sürecine geçildiğini ifade eden Demir, su ürünleri yetiştiriciliği ile kırsal turizm alanlarında da yeni yatırımların planlandığını söyledi.

Zonguldak’ın uzun yıllardır göç veren bir şehir olduğuna dikkat çeken Demir, organize sanayi bölgeleri ve endüstri alanlarının artırılmasının tersine göçü teşvik edebileceğini belirtti. Düzenli sanayi alanlarının ekonomik büyümeye doğrudan katkı sağlayacağını vurgulayan Demir, mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesinin de kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

Sol Parti Zonguldak’tan sert çıkış: “Dünya ve Türkiye derin kriz içinde”
Sol Parti Zonguldak’tan sert çıkış: “Dünya ve Türkiye derin kriz içinde”
İçeriği Görüntüle

Nitelikli iş gücünün yetiştirilmesinin büyük önem taşıdığını kaydeden Demir, meslek liselerinin desteklenmesi ve beşeri sermayenin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Kentin geleceği açısından kentsel dönüşümün de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Demir, Zonguldak’ın modern, planlı ve sürdürülebilir bir şehir yapısına kavuşmasının zorunlu olduğunu söyledi.

Metin Demir’in değerlendirmeleri, Zonguldak’ın ekonomik geleceğine ilişkin kapsamlı bir yol haritası ortaya koyarken; iş birliği, üretim çeşitliliği, nitelikli insan kaynağı ve katma değerli ekonomi anlayışının önümüzdeki dönemin en önemli başlıkları olacağını bir kez daha gözler önüne serdi.

Kaynak: Haber Merkezi