Program boyunca hayatının bilinmeyen yönlerini tüm açıklığıyla anlatan Ömür, çocukluk yıllarından itibaren yaşadığı zorlukları gözyaşları içinde dile getirdi. Kendini kabul ettirme mücadelesi, dışlanmışlık hissi ve yalnızlıkla geçen yıllar, stüdyoda bazen duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu.

AK Parti Danışma toplantısında birlik beraberlik mesajı verdi
AK Parti Danışma toplantısında birlik beraberlik mesajı verdi
İçeriği Görüntüle

Ekran başındaki izleyiciler, sosyal medyada gülen yüzüyle tanıdıkları Ömür’ün aslında ne kadar ağır bir hayat yükü taşıdığını ilk kez bu kadar net gördü. Ömür’ün anlattıkları, yalnızca bir bireyin hikayesi değil toplumda görmezden gelinen birçok insanın ortak acılarına da ayna oldu. Zaman zaman sesi titreyen, kelimeleri boğazında düğümlenen Ömür, “Gülmeyi öğrendim ama acıyı unutmadım” sözleriyle yaşadıklarını özetledi. Bu cümle, programın en çarpıcı anlarından biri olarak hafızalara kazınırken hayalinin hep avukat olmak istediğini ise “kendimi savunmamadığım için avukat olup başkalarını savunmak” sözleriyle belirtirken göz yaşlarına hakim olamadı.


“AVUKAT OLMAK İSTERDİM ÇÜNKÜ HAYATTA KENDİMİ SAVUNAMADIM”


Programda çoçukluk hayalinin avukat olmak istediğini söyleyen Ömür;“15 yaşından beri çalışıyorum. Bir sürü iş yaptım; dönercilik yaptım, inşaatlarda çalıştım ama okutsalardı avukat olmak isterdim. Çünkü ben kendimi savunamadım; ne anneme ne babama, hiç kimseye kendimi savunamadım. Keşke annem ve babam bana sorsaydı, ‘Ne istiyorsun?’ diye sorsalardı. Şu an burada olmak benim için çok önemli” dedi.

“ANNEM BENİ ÖLSÜN DİYE KARIN İÇİNE GÖMDÜ”

Hayat hikayesini anlatırken konu annesi gelen Ömür;“Annem beni küçükken sokağa attı, babam buldu aldı beni. Sonra bana sordular; ‘Sen böyle bir bireysin, annen seni bundan mı sokağa attı?’ diye. Annem, kundaktayken beni ölsün diye karın içine gömmüş. Beni kurtaran insan öldü; hatta o kurtarmış beni ama ben ona hâlâ ‘anne’ diyorum, biliyor musunuz? Hiçbir şekilde istememiş beni. Aç bıraktı, dövdü, sokağa attı ama bu durumdan ötürü değil; beni hiç istememiş. Şimdi böyleyim, tamam, ama kundaktayken de böyle değildim. Sorun bu değil. Ben mucize bir şekilde yaşıyorum” ifadelerinde bulunurken göz yaşlarına hakim olamadı.


Zonguldak’tan çıkan bir hayatın, milyonlara ulaşan bir hikayeye dönüşmesi ise izleyenlere hem hüzün hem de farkındalık bıraktı. Ömür’ün anlattıkları, “görmek” ile “gerçekten görmek” arasındaki farkı bir kez daha hatırlattı.