Yeni gelen düzenlemede araçlarda Bass, Hoparlör ve sürücünün izleme sahası içinde kalan görüntü cihazlarını bulunduranlara 21.000 Türk Lirası idari para cezası uygulanacak. Bu düzenleme sonrası Oto ses ve görüntü sistemleri satışı yapan esnaflar zor durumda kaldı.
Zonguldak’ta 45 yıldır faaliyet gösteren Atmaca Elektronik Oto Ses ve Görüntü Sistemleri’nin sahiplerinden 33 yaşındaki Korhan Aykın, yürürlüğe giren yeni trafik cezalarına sert tepki gösterdi. Yeni düzenlemelerin esnafı zor durumda bıraktığını belirten Aykın, devletin uygulamaları nedeniyle dükkanlarını kapatma noktasına geldiklerini söyledi.

Elinde yaklaşık 7 milyon liralık ürünün kaldığını ifade eden Aykın, yıllardır yasal yollarla satılan ürünlerin bir anda suç unsuru haline getirildiğini savundu.
Yerli ve Milli otomobil TOGG üzerinden de örnek veren Aykın, uygulamadaki çelişkiye dikkat çekti. Aykın, “Bugün yerli ve milli araç diye anlatılan TOGG’da bass da var, anfi de var. Fabrikadan çıkınca sorun yok ama vatandaş aracına taktırınca ceza kesiliyor. O zaman biz de şunu anlıyoruz: Zengine serbest, fakire yasak” ifadelerini kullandı.
Korhan Aykın konuşmasının devamında;” Bizi dükkanları kapatmaya kadar getirdiler. Ürünlerimizi biz vergi ödeyip aldık. Bu ithalatçı firmalar devletimize vergi ödeyerek ürünleri Türkiye Cumhuriyeti’ne soktu ve yerli-milli mal yaptı. Alırken serbest, satarken serbest; ne kadar saçma bir durum ki aracına koyduğun zaman ceza var.
Ses sistemleri ile alakalı söylemek istediğim bir husus daha var. Yerli ve milli dediğimiz TOGG aracında orijinal amfi, orijinal bas var; bunları kullanabiliyorlar, serbest. Mercedes, Audi gibi araçlarda serbest. Yani bu durum şuna geliyor: zengine serbest, fakire yasak. Devlet bunu mu demeye çalışıyor? Bunu bilmiyoruz.
Ekranlar hususunda da yine aynı durum var. Yerli ve milli diye ürettiğimiz TOGG aracının önü komple ekran; bu sürücünün dikkatini dağıtmıyor ama fakir taktığı zaman dağıtıyor. Çok saçma sapan bir durumdayız.Bizi batırmak istiyor devlet, bunu anlayabiliyoruz. Ama gerçekten gece vakti “güm güm” sokakta gezen arkadaşlardan bizler de rahatsızız. Buna daha değişik bir yasa getirilebilir, daha farklı bir kanun yapılabilir. Ama bunları kullanmak serbest olması gerekmektedir.

“DEVLET BİZDEN BU MALLARI GERİ ALSIN O ZAMAN!”
Biz kimseyi rahatsız etmiyoruz. Araçlarımız bizim kişisel alanlarımızdır; biz dinleyebiliriz, ekranımızdan video izleyebiliriz. Ben Batı Karadeniz genel toptancısıyım. Şu küçücük perakende dükkânına çektiğim malın fiyatı yaklaşık 2.500.000 TL, yaklaşık depolarımla beraber 7.000.000 tl malım var Biz bunları kime satacağız, çöpe mi atalım beya devletten şöyle bir şey istiyoruz: Madem yasak, devlet bizden bu malları alsın, vergilendirsin ve paramızı bize geri versin. Paramızı versin ki biz de helal şekilde ekmek kazanmaya devam edelim.Biz bunları kime satacağız? Bu malı ne yapacağız? Bizim kimseye zararımız yok. Devletten ya bu kanunu geri çekmesini ya da benim gibi dükkân sahibi olan işletmecilerden malları alıp parasını vermesini istiyoruz. Çünkü sadece bu işten evine ekmek getiren arkadaşlarımız var. Bu şekilde devlet hepimizi aç bırakıyor” ifadelerinde bulundu.





