Merve Kır Müftüoğlu’ndan yeni adli yıl mesajı
Merve Kır Müftüoğlu’ndan yeni adli yıl mesajı
İçeriği Görüntüle

Zafer Partisi Zonguldak İl Başkanlığı, haftalık olağan gündem değerlendirme toplantısını İl Başkanlığı binasında gerçekleştirdi.

"Zafer Kürsüsü" adıyla düzenlenen basın toplantısında kameraların karşısına geçen Zafer Partisi Zonguldak İl Başkanı Oğuzhan Turhan; av sezonunun açılışıyla birlikte balıkçıların yaşadığı ekonomik zorluklar, balık satış yerlerinin taşınması, yeni adli yılın başlamasıyla gündeme gelen hukuk ve adalet sistemi ile Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Zonguldak ziyaretine yönelik yapılan açıklamalara ilişkin geniş kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

İl Başkanı Oğuzhan Turhan, toplantıda yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Değerli Zonguldaklılar,
Zonguldak bir Karadeniz şehridir! Bizim için balıkçılık sadece denize açılan birkaç teknenin meselesi değildir. Balıkçı kazanırsa; liman kazanır, balıkçı esnafı kazanır, pazarcı kazanır, lokanta kazanır, vatandaş kazanır. Yani balıkçılık, Zonguldak'ın ekonomisinin bir parçasıdır! Ama bugün balıkçımızın önünde ciddi sorunlar var. Mazot pahalı! Girdi maliyetleri yüksek! Teknenin bakım maliyeti yüksek! Vatandaşın cebinde para yok! Balıkçı denize açılıyor, gece gündüz emek veriyor. Ama bazen öyle bir noktaya geliyor ki, denizden balık çıkıyor ama balıkçının cebinde para kalmıyor!
Şimdi buradan açıkça söylüyorum: Sezon açılışında balıkçıya güzel sözler söylemek kolaydır. Asıl mesele, balıkçının sorunlarıyla sezon kapandıktan sonra da ilgilenmektir! Buradan Zonguldak Belediyesi'ne de bir çağrımız var. Balıkçı satış noktalarını şehrin dışına, Tren Garı bölgesine taşıyacaksınız… Sonra da balıkçımızı Demiryolları ile baş başa bırakacaksınız!
Şimdi soruyoruz:
Balıkçının yeri şehrin merkezinden uzaklaştırılırken neredeydiniz?
Vatandaşın balığa ulaşmasını zorlaştıran bu anlayışla şimdi çıkıp balıkçımıza güzel mesajlar vermenin ne anlamı var?
Biz güzel söz değil, çözüm istiyoruz! Balıkçının satış yapabileceği düzgün alan istiyoruz. Vatandaşın taze balığa ulaşabileceği bir düzen istiyoruz. Limanımızın, denizimizin ve balıkçılık potansiyelimizin Zonguldak ekonomisine gerçek anlamda kazandırılmasını istiyoruz. Çünkü Zonguldak sadece kömürden ibaret değildir! Bizim denizimiz var! Limanımız var! Balıkçımız var! Turizmimiz var! Tarımımız var! Ve en önemlisi… Çalışkan, üretken Zonguldak insanımız var! Sorun kaynaklarımızın olmaması değil. Sorun, bu kaynakları değerlendirecek vizyonun ve doğru ekonomik planın ortaya konulmamasıdır!
Zafer Partisi olarak biz şunu söylüyoruz: Zonguldak'ın değerlerini birilerinin günübirlik siyasi gösterilerine değil, Zonguldaklıların refahına kazandıracağız. Esnafımız kazanacak. Üreticimiz kazanacak. Ve en önemlisi Zonguldak kazanacak!
Yeni balık sezonunun bütün balıkçılarımıza bol, bereketli ve kazançlı olmasını diliyorum. Ama unutmayalım: Zonguldak'ın denizi de var, geleceği de var! Biz o geleceği kurmak için buradayız. Gerçekleri konuşmaya devam edeceğiz!

Değerli basın mensupları, kıymetli Zonguldaklı hemşehrilerim;
Bugün yeni adli yılın başlangıcı. Buradan öncelikle görevlerini büyük bir fedakârlıkla yerine getiren hâkimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza ve bütün adliye çalışanlarımıza kolaylıklar diliyorum. Yeni adli yılın başta Zonguldak’ımız olmak üzere ülkemize adalet, huzur ve güven getirmesini temenni ediyorum. Ama bugün burada sadece iyi dileklerde bulunup geçemeyiz. Çünkü adalet meselesi hepimizin meselesidir.
Bir vatandaş mahkeme kapısından içeri girdiğinde “Param var mı?”, “Arkamda güçlü biri var mı?”, “Siyasette bir tanıdığım var mı?” diye düşünmek zorunda kalmamalı. Vatandaşın aklında sadece şu olmalı: “Ben haklıysam hakkımı alırım.” Bizim istediğimiz hukuk düzeni tam olarak budur. Devlet, güçlünün yanında durmak için değil, hakkı yenilenin hakkını korumak için vardır. Adalet kişiye, makama, partiye ya da paraya göre değişmez. Hukuk herkes için aynı işler. Çünkü hâkim bağımsız olmalı. Savcı bağımsız olmalı. Avukat özgür olmalı. Vatandaş da karşısında gerçekten adaleti görmeli.
Bugün ülkemizde insanların en büyük kaygılarından biri, adalete olan güvenin zedelenmiş olmasıdır. İnsanlar “Hakkımı arasam sonuç alabilir miyim?”, “Benden güçlü biri varsa ne olacak?” diye düşünüyorsa, burada ciddi bir hukuk sorunu var demektir. Adaletin olmadığı yerde demokrasi olmaz. Adaletin olmadığı yerde yatırımcı önünü göremez, ekonomi güven vermez, vatandaş geleceğine güvenemez. Bir iş insanı yatırım yaparken “Yarın ne olacak, hakkımı kim koruyacak?” diye düşünüyorsa, bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda büyük bir hukuk sorunudur. Gençlerimiz üniversiteyi bitirdiğinde “Çalışırsam, emeğimle bir yere gelebilir miyim?” diye soruyorsa, bu da adalet meselesidir.
Vatandaş devlete vergisini verirken “Devlet de benim hakkımı koruyacak mı?” diye düşünüyorsa, yine karşımıza adalet çıkar. Bu yüzden açıkça söylüyoruz: Adalet, devletin temel direğidir. O direk sağlam değilse devletin diğer bütün kurumları da güven kaybeder. Türkiye’nin ihtiyacı, kişiye göre değişen bir hukuk değil; herkes için aynı şekilde işleyen bir hukuktur. Güçlülerin hukuku değil, hukukun güçlü olmasıdır.
Mahkemeler Anayasa’ya, kanunlara ve milletin vicdanına göre hareket etmelidir. Hiç kimse siyasi gücü nedeniyle ayrıcalık görmemeli, hiç kimse siyasi düşüncesi nedeniyle cezalandırılmamalıdır. Hiçbir vatandaş hakkını aradığı için korkmamalıdır. Hiçbir hâkim ya da savcı, verdiği kararın siyasi sonuçlarını düşünmek zorunda kalmamalıdır. Hâkim karar verirken arkasında bir siyasi parti değil, Türk milleti adına görev yaptığını bilmelidir. Biz bu konuda çok netiz: Hukuk siyasetin sopası değildir. Adalet iktidarın aracı değildir. Adalet, Türk milletinin güvencesidir.
Biz bağımsız, tarafsız, güçlü ve gerçekten işleyen bir yargı istiyoruz. Bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz. Görevini bütün zorluklara rağmen onuruyla yapan hâkimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza ve adliye çalışanlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Yeni adli yılın; hukukun üstünlüğünün güçlendiği, adalete güvenin yeniden kurulduğu, haklının hakkını aldığı ve haksızın kim olduğuna bakılmadan hukuk önünde hesap verdiği bir yıl olmasını diliyorum.
Zonguldak’tan açıkça söylüyoruz: Biz gerçekleri konuşmaya devam edeceğiz. Çünkü adalet susarsa millet susar. Millet susarsa devletin temeli sarsılır.
Biz susmayacağız.
Son olarak şunu sormak istiyoruz: Adalet Sarayı’nın mevcut yerinden yeni kurumların taşındığı şehrin giriş bölgesindeki bir alana taşınması projesi hangi aşamadadır? Ayrıca Önünde otopark sorunu yaşanan mevcut adalet binasında hukuku, trafiği sıkışıklığa mahkûm eden bu anlayış ne zaman değişecektir?

Değerli basın mensupları
Zafer Partisi Zonguldak il Başkanlığımızın ve Kadın Aile ve Çocuk Politikaları başkanlığımızın koordinesinde düzenlenen Atatürk’ün Kızları Zaferde Buluşuyor temalı bir programa katılmak için Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ 29 Ağustos'ta Zonguldak'ta çok verimli bir ziyaret gerçekleştirdi.
Zonguldak meydanında konuştuk, Esnafımızla, halkımızla buluştuk.
Ancak bu ziyaretimiz Öcalan'a özgürlük isteyen, milletin yüzüne bakacak yüzü kalmayan DEMliyetçi kesimi epey rahatsız etmiş. Zonguldaklı olduğunu son seçimde aday olunca hatırlayan Murat Kotra, 15 kişilik miting diyerek basın açıklaması toplantımızı aklınca küçümsemiş. Bilindiği gibi zafer partisi olarak aptala aptal Salağa salak diyen bir anlayıştan geliyoruz.
O yüzden tane tane anlatalım internet haberleri ile algı yaratmaya çalışanlar anlasın. Biz miting değil, basın açıklaması yaptık ve Zonguldak basın emekçilerine teşekkür ediyorum yoğun bir katılım ile oradaydılar ve ardından esnaf ziyareti yaptık esnafımıza da bunca olumsuz bir ticari sıkıntı içerisinde olmalarına rağmen ilgi ve alakaları için teşekkür ediyorum. Ardından halk pazarına ziyareti yaptık vatandaşlarımız ve Pazarcı esnafımızla bir araya geldik Çerçeve yasa ile ülkemizin sürüklendiği PKK’lılara af sürecine tepkilerine şahit olduk. Sonrasında da Türk kadınları ile tıklım tıklım dolu bir salonda Atatürk'ün kızları zaferde buluşuyor programımızı gerçekleştirdik.
Yine de bu kişilerin eleştirilerine cevap verelim. Diyelim ki madenci heykelinde basın toplantısı değil de 15 kişilik miting yapsaydık, sizin gibi iktidara bastonluk yaparak, terörist başı Öcalan'a özgürlük isteyenlerin menfaate dayalı kalabalıklarından kat be kat daha onurlu bir kalabalık olurdu.
Biz Türk milliyetçileri 1919'da Samsun'a çıkarken de çok az sayıdaydık. Sizin gibi işbirlikçiler yine kalabalıktı. Peki sonuç ne oldu?
İşgalciler ve yerli işbirlikçileri defolup gittiler. Biz kazandık, cumhuriyeti kurduk. Yine biz kazanacağız. Sizin federasyon, anadilde eğitim, teröriste af, terör örgütüne siyasi alan açma çabalarınıza rağmen yine Türk milliyetçileri kazanacak.
Dikkatle dinleyin.
Siz kendinize yakışanı yapıp yine bayramlarda genel başkanınız gibi terörün siyasi uzantıları ile bayramlaşıp, cilveleşin Bizler siyasi bir suikast ile PKK’lı torbacı tetikçilere infaz ettirilen Doç. Dr. Sinan Ateş’e rahmet dileyemeyenlerle tokalaşmıyoruz bayramlaşmıyoruz.
Siz bazı il - ilçe başkanlarınız gibi terörün spordaki uzantısı takımın forması ile fotoğraf çektirin emeğin ve alın teri ile ülke ekonomisine can veren madencinin onurlu arması size yakışmıyor. Genel başkan baş danışmanızın yaptığı gibi karaborsa bilet ve uyuşturucudan cezaya çarptırılan kişilerle pozlar verin, utanmayın! Kurucu önder dediğiniz terörist başına peşkir tutmaya devam edin. Biz Atatürk'ün bize açtığı yolda, gösterdiği hedefe yürümeye devam edeceğiz.

Değerli Zonguldaklılar son olarak bir kez daha, Atatürk’ün kızları programına katkı sunan tüm mücadele arkadaşlarıma ve katılım gösteren Zonguldaklılara teşekkür ediyorum.
Zonguldak’a değer katan Atatürk’ün kızları olarak Zonguldak’a ZAFER kazandıran..
ZEYNEP YÜKSEL hocamıza Atatürkçü Düşünce Derneği Temsilcisi olarak Atatürk’ün çağdaş, özgür ve güçlü Türkiye idealine bağlılığı; Cumhuriyet değerlerinin yaşatılmasına ve kadınların toplumsal mücadelesine sunduğu kıymetli katkıları dolayısıyla kendisine teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz.
İLKNUR YILMAZ İPEKÇİ’ye Karaelmas Gazeteciler Derneği başkanı olarak Basın ve medya dünyasında emekleriyle Zonguldak’ın sesinin duyurulmasına, toplumun doğru bilgilendirilmesine ve kadınların sosyal hayattaki görünürlüğüne sunduğu değerli katkılar dolayısıyla kendisine teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz.
SEVGİ ALAY hanımefendiye Karaelmas Kadın Kooperatifi Temsilcisi olarak Kadın emeğinin güçlendirilmesine, üretimin ve dayanışmanın büyütülmesine, Zonguldaklı kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasına sunduğu değerli katkılar dolayısıyla kendisine teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz.
AYŞE SALTOĞLU Hanımefendiye Sanata, tiyatroya ve kültürel yaşama sunduğu emek; Cumhuriyetimizin sanat ve kültür değerlerinin yaşatılmasına yaptığı kıymetli katkılar dolayısıyla kendisine teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz.
AYŞEN KÖKTÜRK hanımefendiye Türk Halk Müziğimizin ve Zonguldak’ın kültürel mirasının yaşatılmasına, sanatın toplumla buluşmasına ve yerel değerlerimizin gelecek kuşaklara aktarılmasına sunduğu değerli katkılar dolayısıyla kendisine teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz.
GÜLHAN ATİK hanımefendiye Lösev Annesi olarak Evladının mücadelesinde gösterdiği sevgi, sabır, umut ve güçlü duruşuyla örnek olması; yaşamın zorlu sınavları karşısında ailelerimizle gösterdiği birlikte mücadele ve dayanışma ruhu dolayısıyla kendisine teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz
MÜNEVVER KÜÇÜKERTUNÇ Hanımefendiye Azmi, yaşam mücadelesi ve güçlü duruşuyla topluma ilham olması; eşitlik, erişilebilirlik ve engelli bireylerin sosyal hayat da daha güçlü yer almasına yönelik farkındalığa sunduğu değerli katkılar dolayısıyla kendisine teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz.
AV. MERAL ÇOLAK Hanımefendiye Hukukun üstünlüğü, adalet ve hak arama mücadelesine sunduğu mesleki katkılar; kadınların hukuk ve toplum hayatındaki güçlü varlığına örnek olan duruşu dolayısıyla kendisine teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz.
DERYA ÖZCAN Şehit Annemiz Vatanımıza ve milletimize gösterdiği fedakârlık, metaneti ve örnek duruşuyla toplumumuzda bıraktığı derin iz; şehitlerimizin aziz hatırasına gösterdiği saygı ve taşıdığı onurlu sorumluluk dolayısıyla kendisine teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz.
Zafer Kürsüsünde karşımızda Kim olursa olsun, Gerçekleri konuşmaya devam edeceğiz.

Kaynak: Haber Merkezi