Pembe Köşk’ün restorasyon amacıyla tahsis edildiğini ancak restoran olarak kullanıldığını ifade eden Çağlayan: “Restorasyon amaçlı alındığını ve restoran yapıldığını ifade etmiştik. Bunun aslında, bizim orada dile getirdiğimiz şekliyle, yasal olmayan bir zeminde ilerlediğini belirtmiştik. Bu konu gazeteciler tarafından rektöre iletilmiş, rektör de bununla ilgili bir cevap vermiş.
Burada yasal olmayan bir durum var. Protokolün dışındaki bir durummuş. Biz hiçbir zaman duyumla hareket etmedik. Gelen bir duyumun gerçek olup olmadığını sorarak kamuoyuna açıklama yapıyoruz. Bu hususta da Rektör Bey'in kendisini aramıştım. Millî Emlak'a da sormuştuk. “Evet, bu protokol bu şekilde” dediler. Bunun üzerine açıklamamızı yapmıştık.
Sadece orası değil, farklı alanlarda da protokollerin çok çok dışında birtakım çalışmalar yapılıyor. İstanbul Park'ta, yeşil alanda, yeşil alanı tarumar ettiler. Oraya da bir kafe koymak istiyorlardı. Burada da geçmişte yapılan tahsisin, ticaret yapılamaz şartıyla tahsis edildiğinden bahsetmiştik.
Bu hususta cevap vermişler. Demişler ki biz yeniden bir protokol yapacağız, yasal olmayan zemini yasallaştıracağız. Ona da hiçbir problem yok. Belediye orada bir çalışma yapmış, bir harcama yapmış. Bu harcamanın neticesinde vatandaşımızın da beğendiği bir yer hâline gelmiş. Görüyoruz, takip ediyoruz. Biz beyaza kara diyecek, karaya beyaz diyecek kişiler değiliz.” dedi.
KİMSE SİYASETÇİLERE HANGİ KONUDA KONUŞACAĞINI SÖYLEYEMEZ”
Rektörün konuya ilişkin açıklamasını talihsiz bulduğunu belirten Çağlayan, “Ama işin şurası var: Madem böyle bir durum varsa, yeni bir protokolle, madem masraf da yapılmışsa ve “Kurumların bütçeleri, o da kurum, bu da kurum” deniyorsa, kira almayın. Kira olarak niye hareket ediyorsunuz? Daha uygun fiyatlı olsun, vatandaşımız oradan faydalansın. Bizim ifademiz de budur.
Ancak siyasetçilerin hangi konuya girip girmeyeceğine rektör karar veremez. Bu konuda yaptığı açıklama talihsiz olmuştur. Siyasetçinin hangi konuda fikir beyan edeceğini, hangi konuyu araştıracağını, hangi konuda tartışma ortamı oluşturacağını siyasetçiler kendileri belirler. Herhangi bir bürokrat bunu belirleyemez.
İnşallah fayda sağlayacaktır üniversitemize. Hem üniversite hastanemizin yeni binalara ve otoparka kavuşturulması hem üniversitemizin akademik kadrosunun güçlendirilmesi hem de rektörün daha önce YÖK'te görev yapmış olması dolayısıyla YÖK'teki o hizmet pastasından daha fazla dilimi Zonguldak'a alması noktasında çalışmalar sergileyeceğini düşünüyoruz. Bu konuda şehir olarak da tabii ki destek olacağız.
Ancak yasal olmayan bir durumu yasallaştırırken kimseye mesaj veremez.” ifadelerini kullandı.




