Tüm Emek Der Zonguldak Şube Sekreteri Adnan Küçükvar, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek iktidar ve muhalefete çağrıda bulundu. Emekli maaşlarının açlık sınırının altında kaldığını vurgulayan Küçükvar, “Açlık, yoksulluk ve sefalet şartlarını ortadan kaldırmak gerekir” dedi.

Adnan Küçükvar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

Spor ve siyaseti bir kenara bırakın.

Futbol da hakemlerin hakim önüne çıktığı, ‘şike’ suçlamalarının yapıldığı bir ortamdayız.

Siyasette ortalık toz duman. ‘zimmet- rüşvet- iltimas’ bir yan da, ‘borsa, fon, don’ edebiyatları öte yanda.

‘Sanal bahis, uyuşturucu, yozlaşma’ çeliğe giren pas gibi, toplum katmanlarının moralini darmadağınık etti.

Siyasi çekişme - çatışmaların böldüğü toplumda da, siyaset ve siyasetçiye olan güven hızla sıfıra doğru gidiyor.

Farkında mısınız, kötü alışkanlıklar sürekli artıyor ve ‘örf, adet, gelenek’ halini alıyor. Ardından ‘işsizlik - pahalılık - enflasyon’ illeti çevreliyor ‘akl-ı selim’ ve ‘saygı değer’ yurdum insanını.

‘Kurumlar- kurallar- makamlar’ yatırılıyor masaya, tartışılıp zedeleniyor.

Toplum katmanları, tartışmalarda örseleniyor.

‘Siyaset - hayat - ticaretin’ gerçekleri bilinmesine rağmen, ‘göz göre yanlış’ ne demek? Yanlışta diretmek niye!

‘Yaşam kalitesi’ tarif ve tatbikinde olan ‘Emek - çalışan - emekli’ ve ‘asgari ücret - açlık sınırı - kök maaş’ boncuklarından bir ‘abaküs’ yaratmanın manası ne!

‘Seyyanen zam - intibak - milli gelirden pay’ toplumun bir kesimine ‘pozitif dokunma’ yaratacaksa ne bekleniyor!

Çalışırken ödediği primlerle maaşını kutsallaştıran, kendinden sonrakilere akıl ve alın teri tecrübesini aktaran emeklilerden bahsediyorum.

Emekliler, 85 milyonluk bir toplumda 17 milyonluk bir dev katman.

Bunların 9 milyondan fazlası 65 yaş üstü ve resmi verilere göre: 65 yaş üstündekilerin 1.8 milyonu evlerinde yalnız yaşıyor.

İşin daha kötüsü, en az 10 milyon emekli, asgari ücret( 28 bin lira) ve açlık sınırı(32 bin lira) altında maaş ile yaşamaya çalışıyor.

Efendim, ‘savunma’ blokundaki ‘elit - erkân - ekâbir’, “hiçbir şey yapılmıyor’ demek, haksızlık” diyor.

Elbette, ‘TÜİK - Kök maaş - TÜFE’ üçgeninde ‘bir şeyler’ yapılıyor. Ancak, yapılan ‘Ayarlama - uyarlama- yuvarlama’ cinsinden ‘şeyler’.

Yapılacak olan, ‘açlık - yoksulluk - sefalet’ i azaltmak değil; ‘açlık-yoksulluk- sefalet’ şartlarını, ortadan kaldırmak olmalıdır.

Ekonomik göstergeler de ‘gelir dağılımı’ açısından, ‘manzara-i umumiye’ hiç iç açıcı değil.

Zonguldak'ta arazi anlaşmazlığı kavgaya dönüştü
Zonguldak'ta arazi anlaşmazlığı kavgaya dönüştü
İçeriği Görüntüle

En zengin yüzde 20’lik kesim, toplam gelirin yüzde 48’ini; en yoksul yüzde 20’lik kesim: toplam gelirin yüzde 6.4’ünü almaktadır.

İsterseniz Türkiye’ye, Marsh CFA Enstitüsü Küresel Emeklilik Endeksi 2026 raporuna göre bakın.

Türkiye 55 ülke arasında 54. sırada yer alarak, alt sıralarda ve incelenen 19 Avrupa ülkesi arasında ise son sırada bulunmaktadır.

Emeklilere, altı sosyal dilim (işçi-memur-esnaf-serbest meslek sahibi-köylü-işveren) açısından bakın.

20 bin lira altındaki maaşlı emeklilere; elektrik, su, doğalgaz, beslenme, barınma/kira, eğitim, sağlık giderleri açısından bakın!..

Siyasetin ‘iktidar ve muhalefeti’ Allah aşkına; edebiyatı, allamayı, pullamayı, sallamayı bir tarafa bırakın!..

Öteye beriye, ‘yalandan’ avel avel bakmayın.

Sizin yüzünüzden, tanımları ‘Victor Hugo’nun değil, bizim sefiller’e çıkan emekliler için, elinizi vicdanınıza koyun…

EL VİCDAN!.. EL VİCDAN!..

Kaynak: Haber Merkezi