TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Zonguldak İl Temsilcisi Ş. Hakan Papila tarafından yapılan açıklamada, inşaat mühendislerinin ekonomik, mesleki ve özlük haklarına ilişkin yaşadığı sorunlara dikkat çekildi. Açıklamada, mühendislik hizmetlerinin kamusal sorumluluk anlayışıyla yürütülmesi gerektiği vurgulanırken, 2027 yılı bütçe görüşmeleri öncesinde Kasım ayında ülke genelinde alanlarda olacakları belirtildi.

Zonguldak'ta açık dükkan mahallelere geliyor
Zonguldak'ta açık dükkan mahallelere geliyor
İçeriği Görüntüle

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Zonguldak İl Temsilcisi Ş. Hakan Papila, inşaat mühendislerinin yaşadığı sorunlara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. “Çağrımızdır, bu sese kulak verin” başlığıyla yapılan açıklamada, mesleğin giderek ekonomik ve mesleki açıdan zor bir noktaya sürüklendiği ifade edildi.

Açıklamada, inşaat mühendislerinin ülkenin köprülerini, barajlarını, yollarını, konutlarını, okullarını ve hastanelerini inşa eden meslek grubu olduğu belirtilerek, mühendisliğin temelinde bilimi, kamu yararını ve can güvenliğini esas alan bir anlayışın bulunduğu vurgulandı.

“Sabrımız tükendi”

İnşaat mühendisliğinin kamusal bir sorumluluk olmaktan çıkarılarak yalnızca bir “maliyet kalemi” haline getirildiği savunulan açıklamada, bilimsel esasların, mesleki birikimin ve liyakatin geri plana itildiği öne sürüldü.

Açıklamada, plansız ve denetimsiz yapılaşmanın yanı sıra rant odaklı uygulamaların mühendislik hizmetlerinin niteliğini olumsuz etkilediği belirtilerek, “Mühendislik hizmetlerini imza ve prosedür olarak gören bu düzenin bedelini yalnızca inşaat mühendisleri değil, halkımız da ödedi” ifadelerine yer verildi.

“Artık ödemeyeceğiz. Ödetmeyeceğiz” denilen açıklamada, meslek örgütünün sorunlara karşı mücadelesini büyüteceği mesajı verildi.

“İşsizlik oranı yüzde 25’i aştı”

İnşaat mühendisliği mesleğinin tarihindeki en derin ekonomik krizlerden birini yaşadığı belirtilen açıklamada, meslek grubundaki işsizlik oranının yüzde 25’i aştığı ifade edildi.

Özellikle genç mühendislerin yaşadığı sorunlara dikkat çekilen açıklamada, ülkenin nitelikli mühendislere ihtiyaç duyduğu bir dönemde on binlerce inşaat mühendisinin mesleğini yapamaz hale geldiği savunuldu.

Kamuda görev yapan mühendislerin de düşük ücretler nedeniyle ekonomik sıkıntılar yaşadığı belirtilirken, ek gösterge, özel hizmet tazminatı ve teknik sorumluluk karşılığı gibi hakların yeterince karşılanmadığı öne sürüldü.

Açıklamada ayrıca liyakatsiz atamalar, siyasi baskılar ve sürgün uygulamalarının teknik kadroları yıprattığı iddia edildi.

Özel sektörde çalışma koşullarına tepki

Özel sektörde çalışan inşaat mühendislerinin de ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya olduğu ifade edilen açıklamada, uzun mesai saatleri, güvencesiz çalışma ve düşük ücretlere dikkat çekildi.

Mühendislerin meslek onurunu zedeleyen koşullarda çalıştırıldığı savunularak, özlük haklarının korunması ve emeğin karşılığının verilmesi gerektiği belirtildi.

Emekli mühendislerin yaşadığı ekonomik sorunlara da değinilen açıklamada, yıllarca ülkenin teknik bilgi birikimine katkı sağlayan mühendislerin emeklilik dönemlerinde geçim sıkıntısı yaşadığı ifade edildi.

“Mühendislik hizmetleri prosedüre dönüştürülmemeli”

Açıklamada, proje hizmet bedellerinin sınırsız ve kuralsız fiyat rekabeti nedeniyle nitelikli mühendislik hizmeti üretmeyi zorlaştıracak seviyelere çekildiği belirtildi.

Mühendislik hizmetlerinin yalnızca evrak üzerinde tamamlanan bir prosedüre dönüştürülmesinin hem meslek onurunu hem de yapı güvenliğini tehdit ettiği savunuldu.

Yapı denetim hizmetlerine ilişkin sorunlara da dikkat çekilen açıklamada, hizmet bedellerinin denetim faaliyetlerini fiilen zorlaştırdığı ve artan maliyetlerin çalışan mühendislerin ekonomik hak kayıplarına yol açtığı ifade edildi.

Mevcut yapı denetim sisteminde denetim hizmetinin kamusal niteliğinin göz ardı edildiği öne sürülerek, bunun denetim faaliyetlerinin yalnızca evrak üzerinde yürütülmesi riskini beraberinde getirdiği belirtildi.

Deprem davalarına ilişkin değerlendirme

Açıklamada deprem davalarında mühendislerin karşı karşıya kaldığı hukuki süreçlere de yer verildi.

Mevcut yasal düzenlemelerdeki sorumlulukların orantısız olduğu savunularak, mühendislerin “sınırsız sorumluluk” anlayışıyla ağır yükümlülüklerle karşı karşıya bırakıldığı öne sürüldü.

Bilimsel gerçeklikten uzak değerlendirmelerin ve adil yargılanma hakkına ilişkin sorunların meslektaşların ağır cezalar almasına neden olduğu iddia edilen açıklamada, asıl sorumluların görünmez kılındığı yargılama süreçlerinin toplumun adalete olan güvenini de zedelediği ifade edildi.

“Bu tablo tüm toplumun ortak meselesidir”

Açıklamada, yaşanan sorunların yalnızca inşaat mühendislerinin meselesi olmadığı vurgulandı.

Bilim ve tekniğin rehberliğinde yürütülen mühendislik hizmetlerinin yok sayıldığı, liyakat ve denetimin geri plana itildiği bir sistemin yalnızca yapı güvenliğini değil; kentleri, ulaşım ağlarını, su kaynaklarını, üretim alanlarını ve doğal yaşamı da tehdit edeceği belirtildi.

Mühendislik bilgisinin kamusal sorumluluk anlayışıyla ele alınması gerektiği ifade edilerek, nitelikli mühendislerin beyin göçüyle ülkeden ayrılmasının önüne geçilmesi çağrısı yapıldı.

Açıklamada, mühendislerin hakları için verdikleri mücadelenin aynı zamanda halkın can ve mal güvenliği, kamu yararı ve ülkenin geleceği için verilen bir mücadele olduğu vurgulandı.

Kasım ayında alanlarda olacaklar

İnşaat mühendisleri olarak mesleğin geleceği, meslektaşların hakları, halkın güvenliği ve kamu yararı için mücadeleyi büyütecekleri belirtilen açıklamada, 2027 yılı bütçe görüşmeleri öncesinde önemli bir çağrı yapıldı.

Açıklamada, Kasım ayında ülkenin dört bir yanında sokaklarda ve meydanlarda olacakları belirtilerek, o tarihe kadar şubelerde, temsilciliklerde, şantiyelerde, bürolarda ve üniversitelerde sorunların anlatılacağı ifade edildi.

Mesleğin sorunlarına ilişkin çözüm önerilerinin tartışılacağı ve taleplerin kamuoyunun yanı sıra karar vericilerin önüne taşınacağı kaydedildi.

Açıklamanın sonunda şu mesajlara yer verildi:

“Mesleğimizi savunacağız. Emeğimizi savunacağız. Halkımızın can ve mal güvenliğini savunacağız. Kamu yararını savunacağız. Bilimden, emekten ve mesleki sorumluluğumuzdan aldığımız güçle; yan yanayız, omuz omuzayız, meydanlardayız.”

Açıklama, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Zonguldak İl Temsilcisi Ş. Hakan Papila imzasıyla kamuoyuna duyuruldu.

Kaynak: Haber Merkezi