Sarıal, açıklamasında CHP içerisinde yaşanan bölünme sürecine dikkat çekerek, Atatürkçülerin Meclis’ten yerel yönetimlere, illerden ilçelere ve köylere kadar tabanda ikiye bölündüğünü savundu. CHP’nin bölünmesini engelleme çabalarını desteklediğini belirten Sarıal, bölünmenin ardından ise parti içerisinde kalarak örgütsel düzeyde sorumluluk almaya ve ayrılanların yeniden CHP’ye dönmesini sağlamaya çalıştığını ifade etti.

CHP’de yaşanan süreci değerlendirdiğinde “anlaşmalı bir ayrılık sürecinin tam ortasında” olduğu kanaatine vardığını belirten Sarıal, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde yaşanan parti bölünmelerine de dikkat çekti. Fazilet Partisi, DSP ve MHP’de yaşanan bölünmeleri örnek gösteren Sarıal, bu tür siyasi ayrılıkların ardından Türkiye’nin siyasi düzeninde önemli değişiklikler yaşandığını savundu.

“Çerçeve Yasa” tepkisi

Sarıal, CHP yönetiminin “Çerçeve Yasa” sürecindeki tutumunu da istifa gerekçeleri arasında gösterdi. CHP yönetiminin yasaya yönelik tutumunu eleştiren Sarıal, anayasa değişikliklerinin de gündemde olduğu bir dönemde CHP tabanının görüşünün yeterince dikkate alınmadığını savundu.

Sarıal, açıklamasında CHP yönetiminin bu süreçteki tutumuna ilişkin, “Bu gerekçelerle CHP üyeliğinden istifa ediyorum” ifadelerini kullandı.

GMİS’te Karadon ve Üzülmez şubelerinin genel kurul heyecanı
GMİS’te Karadon ve Üzülmez şubelerinin genel kurul heyecanı
İçeriği Görüntüle

“Yeni Parti’ye soğuk bakıyorum”

CHP’den istifasının ardından Yeni Parti’ye katılmayacağını da açıkça belirten Sarıal, partinin programında yer alan bazı başlıklara yönelik eleştirilerde bulundu.

Yeni Parti programında “eşit yurttaşlık”, “anadilde eğitim” ve “yerel yönetimlere idari ve mali özerklik” başlıklarının öne çıktığını belirten Sarıal, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın uygulanması, katılımcı bütçe, Yurttaş Meclisleri ve Kent Konseyleri gibi önerilerin de programda yer aldığını ifade etti.

Sarıal, Yeni Parti’nin tüzük ve programındaki siyasi dili de eleştirerek, “Tüzük ve programında baştan aşağıya ‘Dem dili’ kullanılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni Parti programında doğudaki ağalık ve feodalite yapısına yönelik yeterli bir yaklaşım bulunmadığını savunan Sarıal, siyasette milletvekillerinin ve ailelerinin uzun süreli ayrıcalıklı bir sınıf haline gelmesine de değinilmediğini ileri sürdü.

Sarıal ayrıca, “Çerçeve Yasa” oylaması öncesinde yasaya karşı çıkan Atatürkçülerin ve partililerin görüşlerinin dikkate alınmadığını savunarak, bunun parti içi demokrasi konusunda ortaya konulan yaklaşımı zayıflattığını belirtti.

Açıklamasının sonunda Yeni Parti’ye katılmayacağını yineleyen Erol Sarıal, bugüne kadar birlikte siyaset yaptığı “yurtsever dostlarına”, basına ve kamuoyuna teşekkür ederek açıklamasını tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi