Zonguldak, Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’nin enerji ve sanayi yükünü omuzlayan şehirlerin başında geldi. Taşkömürünün yer üstüne çıktığı her noktada demiryolları hayati bir rol üstlendi. Limanlara, fabrikalara ve sanayi merkezlerine uzanan bu hatlar, maden işçisinin yerin metrelerce altındaki emeğini ülkenin dört bir yanına ulaştırdı.
46210 tescil numaralı lokomotifin Zonguldak’tan hareketi, bu büyük üretim zincirinin somut örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti. Dönemin koşullarında demiryolu taşımacılığı, sadece ekonomik bir araç değil; aynı zamanda planlı kalkınmanın ve devlet eliyle sanayileşmenin temel unsurlarından biriydi.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, Zonguldak Garı’ndan kalkan her tren; alın terini, yer altındaki karanlığı ve ülkenin enerji ihtiyacını sırtlayan bir kentin hikâyesini taşıyor. 25 Ocak 1976’da hareket eden bu lokomotif de, Zonguldak’ın demiryolu ve emek tarihine düşülen sessiz ama güçlü notlardan biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.





