Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, “Enflasyon Raporu 2026-III” sunumunda para politikası ve enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltildiğini açıkladı. Merkez Bankası, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15’e, 2028 sonunda ise yüzde 9’a gerilemesini ve orta vadede yüzde 5 seviyesindeki hedefte istikrar kazanmasını bekliyor.
Karahan, dezenflasyon sürecinde jeopolitik gelişmelerin ve enerji fiyatlarındaki hareketliliğin önemli risk unsurları arasında yer aldığını ifade etti. Küresel büyümenin 2026’da yavaşlamasının beklendiğini belirten Karahan, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların küresel enflasyon ve beklentiler üzerinde etkisini sürdürdüğünü söyledi.
Temmuzda enflasyonun ana eğilimi geriledi
Temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde gerileme görüldüğünü belirten Karahan, özellikle temel mal grubundaki gelişmelerin bu görünümde etkili olduğunu aktardı. Hizmet enflasyonundaki yavaşlamanın ise kira ve eğitim başta olmak üzere bazı kalemlerde sürdüğünü kaydetti.
Gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışmanın belirginleştiğine dikkat çeken Karahan, tarımsal üretim, iklim koşulları ve arz gelişmelerinin önümüzdeki dönemde gıda fiyatları açısından belirleyici olabileceğini dile getirdi.
Enerji fiyatları yukarı yönlü risk oluşturuyor
Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle enerji fiyatlarının temmuz ayında yeniden yükseldiğini belirten Karahan, öncü göstergelerin bu etkinin ağustos ayına da taşındığına işaret ettiğini söyledi.
Petrol ve doğal gaz fiyatlarının savaş ve ateşkes gelişmelerine bağlı olarak uzun süre yüksek kalmasının enflasyon açısından önemli bir yukarı yönlü risk olduğunu ifade eden Karahan, motorin fiyatlarında rafineri marjlarından kaynaklanan artışların da enerji fiyatları üzerindeki riskleri canlı tuttuğunu belirtti.
Kredi büyümesinde yavaşlama
Karahan, 2025 yılının son çeyreğinde hızlanan kredi büyümesinin 2026’nın ikinci çeyreğinden itibaren belirgin şekilde yavaşladığını açıkladı.
Sıkı para politikası duruşunu desteklemek amacıyla 1 hafta vadeli repo ihalesi açılmadığını belirten Karahan, piyasanın likidite ihtiyacının gecelik fonlama işlemleriyle karşılandığını söyledi. TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimine yönelik makroihtiyati uygulamaların da sürdürüldüğünü aktardı.
“Sıkı para politikasını sürdüreceğiz”
Fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve refah artışı açısından temel koşul olduğunu vurgulayan Karahan, enflasyon hedefleriyle uyumlu bir görünüm sağlanıncaya kadar sıkı para politikası duruşunun devam edeceğini belirtti.
Karahan, son üç yılda enflasyonun hedeflerin üzerinde gerçekleştiğini kabul ederken, dışsal şokların da bu süreçte etkili olduğunu söyledi. Sıkı para politikası uygulanmaması halinde enflasyonun daha yüksek seviyelere çıkabileceğini ifade eden Karahan, dezenflasyon sürecine yönelik kararlı duruşun korunacağını kaydetti.
Sanayisizleşme tartışmalarına da değinen Karahan, sanayi sektöründeki görünümü yalnızca para politikasına bağlamanın doğru olmadığını belirtti. Küresel talepteki zayıflama, artan korumacı dış ticaret politikaları ve jeopolitik belirsizliklerin sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Karahan, mevcut verilerde üretim kapasitesinde belirgin bir bozulma görülmediğini, üretimdeki gerilemenin kapasite kullanım oranındaki düşüşten kaynaklandığını değerlendirdi.




