Zonguldak

Karadon Faciasının 16. Yılında Sert Mesaj

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Yönetim Kurulu, Karadon’da 30 madencinin yaşamını yitirdiği grizu faciasının 16’ncı yılı dolayısıyla basın açıklaması yayımladı.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, 17 Mayıs 2010 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessese Müdürlüğü’nde taşeron firma tarafından yürütülen çalışmalar sırasında meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 30 maden emekçisi rahmet ve özlemle anıldı.

Açıklama şu şekilde;

"Karadon’da kaybettiğimiz 30 maden emekçisini unutmadık, unutmayacağız.

17.05.2010 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessese Müdürlüğü’ne ait yeraltı kömür ocağında, “hizmet alımı” yöntemiyle faaliyet yürüten taşeron firmanın -540 katı hazırlık galerisinde meydana gelen grizu patlaması sonucu 30 maden emekçimiz yaşamını yitirmiştir.

Facianın 16. yılında hayatını kaybeden maden emekçilerimizi saygı, rahmet ve özlemle anıyor; ailelerine, yakınlarına ve tüm maden camiasına başsağlığı diliyoruz.

Madencilik sektörü, doğası gereği önemli riskler içeren ve bu nedenle bilgi, deneyim, uzmanlık ve sürekli denetim gerektiren dünyanın en tehlikeli iş koludur. Yaşanan bu facia; asıl işin bir bölümünün hizmet alımı yöntemiyle taşeron firmaya verilmesinin, yıllardır dile getirilen sakıncalarını acı bir şekilde ortaya koymuştur. Kanunlarla sınırları çizilmiş ve yasaklanmış bu uygulamalar; emekçilerin yaşamını ikinci plana iten, kâr odaklı çalışma anlayışının ağır sonuçlarını gözler önüne sermiştir.

Karadon’da yaşanan grizu patlamasında 30 maden işçisinin yaşamını yitirmesinin “kader” olarak değerlendirilmesi, emekçilerin yaşam hakkına yönelik yaklaşımın en çarpıcı göstergelerinden biridir. Emekçilerin yaşamını korumak; kader söylemleriyle değil, kamucu politikalar, bilimsel üretim anlayışı ve etkin işçi sağlığı ve güvenliği uygulamalarıyla mümkündür.

Yaşanan bu acı olaylar, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na tüm faaliyetlerini yürütebilecek düzeyde yeterli işçi kadrosu tahsis edilmesinin zorunluluğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Kuyu ve galeri açma çalışmaları ile cevher hazırlama ve zenginleştirme tesisleri (lavuar) gibi bugün taşeron firmalar eliyle yürütülen faaliyetler için kurum bünyesinde uzmanlaşmış özel ekipler oluşturulmalı; asıl işler bölünerek taşeronlara devredilmemelidir.

Madencilik faaliyetlerinde kamusal üretim anlayışı, kurumsal deneyim, işçi sağlığı ve iş güvenliği öncelikli bir çalışma düzeni esas alınmalıdır.

Kazaların oluşmasına neden olan etkenleri önceleyerek acil olarak gerekli önlemler alınmalı, ilgili Kanun ve Yönetmelikler tekrar gözden geçirilmeli, ölümlere, yaralanmalara ve maddi kayıplara neden olan kazaları önleyecek politikalar üretilmelidir.

Ülkemiz madencilik sanayisinin stratejik kaynaklarından biri olan taşkömürünü yerin derinliklerinden çıkarmak için büyük bir alın teriyle çalışırken yaşamlarını yitiren maden emekçilerimizi saygıyla anıyor; ailelerine, yakınlarına ve tüm maden camiasına başsağlığı diliyoruz. Yaşanan faciaların ve ölümlerin önlenmesi için yetkilileri bir kez daha gerekli önlemleri almaya ve göreve davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."