AK Parti Zonguldak eski Milletvekili Hamdi Uçar, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’nin Editör Masası programında siyasete ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Uçar’ın “Siyaseti bıraktım, oynamıyorum diyemiyorsunuz” sözleri, yeniden siyasete dönüp dönmeyeceği sorusunu gündeme getirdi.
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’nin Editör Masası programına konuk olan AK Parti eski Milletvekili Hamdi Uçar, siyasi kariyeri ve bundan sonraki süreçle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Uçar, siyasete girdiği için pişman olmadığını belirterek, gelecekte herhangi bir göreve talip olup olmayacağı konusunda kararın yalnızca kendisine ait olmadığını söyledi.

“GÖREV ALMAK BÜYÜK BİR YÜK ALMAKTIR”
Siyasete girdiği için pişman olmadığını açıkça ifade eden Uçar şu ifadelere yer verdi;
“Siz siyasetin içerisine girdiğiniz zaman, ‘Ben bıraktım arkadaş, oynamıyorum’ diyemiyorsunuz. Herhangi bir kademeye talipseniz bile kendi başınıza bu kararı veremezsiniz. Yani ekibinizle birlikte oturursunuz; ‘Biz burada olalım mı, adaylık konusu olsun, herhangi bir başka bir şey olsun’... Bu, istişare edilerek yapılması gereken, alınması gereken kararlardan bir tanesidir.
‘Siyasete girdiğinize pişman mısınız?’ Değilim. Bundan sonraki süreçle ilgili de, biraz önce söylediğim gibi, ‘Ben milletvekili olacağım, ben belediye başkanı olacağım, ben şunu olacağım, bunu olacağım’ demek, bireysel olarak sizin kendi elinizde değil.
23 yılın vermiş olduğu bir ekip ruhu var bizde. Değerlendirme yaptığımız, istişare ettiğimiz dostlar, arkadaşlarımız var. Onlar gelir der ki, ‘İşte şurada olalım, burada olalım’ der.
Hiç buralarda görev almamış bir kişinin duygularıyla benim duygularım aynı değil. Ben oralarda biliyorum ne olduğunu. Kaldı ki bizim bu saatten sonra, bu dakikadan sonra bu görevlerin içerisinde olmamız, şu anlama gelir: Sırtımıza büyük bir yük almaktır.
Yük alırız yani sırtımıza biz. Ama başkaları da yük olur başkasına. Böyle bir hevesle gelen insanlar kime yük olur? Liderine yük olur.
Biz burada eğer bir şeye aday olursak, bizim bu kadar dönem içerisinde yapmış olduğumuz siyasette eğer yanlış bir şey varsa zaten bizi oraya yaklaştırmazlardı yani, değerlendirmezlerdi.
Kaldı ki ilçe başkanlığından il başkanlığına, milletvekiline kadar gelen bir süreç var burada. Bundan sonraki süreçte de bizim burada tekrar bir görev almamız, bu siyasetin yükünü sırtımıza almamız demektir.
Ama bir başkası da şöyle yapar: ‘Ben milletvekili olayım’ der, ‘Ben belediye başkanı olayım’ der; gider, onu o makama getirenlere yük olur.”




