İşçiler, firma önünde sloganlar atarak taleplerinin bir an önce karşılanmasını talep ederken GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, açıklamalarda bulundu.
Eylemlerinin üçüncü gününe giren Egetaş işçileri, firma önünde bekleyişlerini sürdürüyor. İş Sağlığı ve güvenliği eksiklikleri nedeniyle 6631 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu gereği işten kaçınma hakkını kullanan işçiler, sloganlarla haklı taleplerini bir kez daha aktardılar. 450 işçinin bulunduğu firmada yaşanan sorunlar nedeniyle yetkili sendikadan istifa ederek Genel Maden İşçileri Sendikası’na (GMİS) üye olan 362 işçiyi temsilen ilk günden beri bölgede bulunan GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu ve sendika yöneticileri, sorunun çözümü noktasında yoğun mesai harcıyor.
İşçilere yönelik açıklamada bulunan GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, firmayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na şikayet ettiklerini ve bir müfettiş görevlendirildiğini söyledi. Ayrıca Tavşanlı 2. İş Mahkemesi’nde firma hakkında işyerinde, özellikle yer altı maden işçileri bakımından iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğu iddiasıyla tespit davası açıldığını ifade etti. İşçilerin, 3 gündür evlerinden uzak hakları için mücadele ettiğine vurgu yapan Mutlu, şöyle dedi:
“Hiç kimse evinden, çoluk çocuğundan uzak kalmak istemez. Hepiniz burada emeğinizi vererek, alın terinizi akıtarak geçimizi sağladığınız iş yerinde istemeyen olaylarla karşılaştığınız için eylem yapmaya devam ediyorsunuz. Bizde Genel Maden İşçileri Sendikası olarak sizlerin bu haklı mücadelesinde sizlerin aynınızda olduğumuzu ifade ediyoruz. Sizler haklı olarak 2025 yılına ait yüksek hakem kurulunun imzalamış olduğu sözleşme de verilen zam farklarınızı alamadığınızdan aynı zamanda üç yıllık kömür haklarınızın işveren tarafından verilmediğinden dolayı bununla beraber yer altında iş sağlığı ve işçi sağlığı bakımından tespit ettiğiniz eksikliklerden dolayı 4857 sayılı iş kanunun ve 6331 sayılı iş ve işçi sağlığı kanununun size tanımış olduğu çalışmaktan kaçınma hakkını kullanarak bir eylem başlattınız ve devam ediyorsunuz.
‘TÜM HAK EDİŞLERİNİZİ ÖDEMEK ZORUNDA’
İş veren burada gelin arkadaşlar eksiklikler nedir konuşalım, çözelim gibi samimi bir durum sergilemesi gerekirken karşınıza başka bir tavırla çıkarak, başka yollara başvurarak değişik yollardan sizi nasıl işten atabilirim, nasıl haksız duruma düşürebilirimin arayışı içine giriyor. Halbuki bunu yapmak yerine samimi şekilde otursa, samimi şekilde bir çözüm iradesi ortaya koysa ne istenilen para çok yüksek ne de çözülemeyecek bir sorun var. Siz iş güvenliği kanununun ve 4857 sayılı kanununun size tanımış olduğu haklarını kullandığınızdan dolayı işveren siz işe gelip çalışmaya hazır halde beklediğinizden dolayı tüm hak edişlerinizi ödemek zorunda. Ancak işveren bunu da engellemek için, işe gelmediler bahanesi üretebilmek için kart okuma ve parmak okuma cihazlarını kapatarak, buraya gelmeyerek bu işin üstesinden gelmeye çalışıyor. Ama ne olursa olsun hukuki yollardan mücadelenize devam ediyorsunuz. Gelirken Çalışma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı’yla da görüştüm. Bir müfettiş görevlendirdi. Bugün ya da en geç pazartesi günü teftiş kurulu müfettişleri iş yerini incelemeye geliyorlar. İnşallah buradaki eksiklikler tespit edilir ve en kısa zamanda ortadan kaldırılır. Yine geriye dönük alacaklarınız için de teftiş devam ediyor. Burada oluş amacımız sade ve sadece ezilen işçilerin haklı mücadelesine destek olmak için buraya geldik. Aksi halde başka şey iddia eden arkadaşlara şunu söylüyoruz. Eğer gerçekten samimi iseniz bu mücadeleyi hep beraber yürütelim, sağlıklı bir çözüm üretelim. Biz buradan tasımızı tarağımız toplayıp gidelim. Yeter ki işçi kazansın, yeter ki işçi ezilmesin yeter ki bu iş yeri sağlıklı şekilde çalışmaya devam etsin. Tavşanlı da istihdam devam etsin. İnsanlar durup dururken hiç kimse işimi bırakayım işsiz kalayım diye çırpınmaz. Hepimizin çoluğu çocuğu var.”