Cumhuriyet Halk Partisi Kozlu İlçe Başkanı Merve Arslan, 14 ve 15 Nisan tarihlerinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okulları hedef alan şiddet olaylarına ilişkin açıklamada bulundu.
Arslan'ın açıklaması şu şekilde;
"14 ve 15 Nisan tarihlerinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde meydana gelen ve okullarımızı hedef alan şiddet olaylarını derin bir üzüntü ve kaygıyla takip ediyoruz. Eğitim yuvalarının güvenliğinin sarsılması, yalnızca o anı yaşayan öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi değil, tüm toplumumuzu derinden etkileyen bir durumdur.
Edindiğimiz bilgilere göre, söz konusu olaylarda öğrencilerin ve eğitimcilerin doğrudan hedef alınması, şiddetin ulaştığı boyutun ne denli ciddi olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu tür olaylar münferit olarak değerlendirilemeyecek kadar önemli ve yapısal sorunlara işaret etmektedir. Okullar, çocuklarımızın kendilerini güvende hissetmeleri gereken en temel alanlardır. Bu güven ortamının zedelenmesi kabul edilemez.
Bu noktada açıkça ifade etmek gerekir ki, okullarda şiddetin önlenmesi adına daha kapsamlı ve kararlı adımlar atılması zorunludur. Öncelikle okul çevrelerinin güvenliği artırılmalı, giriş-çıkışlar daha kontrollü hale getirilmeli, güvenlik personeli sayısı artırılmalı ve teknolojik güvenlik sistemleri yaygınlaştırılmalıdır. Kamera sistemlerinin etkin kullanımı, ziyaretçi kontrol mekanizmaları ve okul çevresinde düzenli güvenlik devriyeleri bu sürecin önemli parçalarıdır.
Dünyadaki örneklere baktığımızda, özellikle bazı ülkelerde okul güvenliğine ilişkin ciddi ve sistematik uygulamaların hayata geçirildiğini görmekteyiz. Okul girişlerinde kimlik doğrulama sistemleri, güvenlik taramaları, acil durum protokolleri, öğrenci ve öğretmenlere yönelik kriz anı eğitimleri gibi uygulamalar, bu alanda alınabilecek önlemlere somut örnekler sunmaktadır. Elbette her ülkenin kendi sosyolojik yapısı farklıdır; ancak çocuklarımızın güvenliği söz konusu olduğunda, iyi uygulamaların ülkemize uyarlanması kaçınılmaz bir gerekliliktir.
Öte yandan, şiddetin yalnızca fiziksel ortamda değil, kültürel ve dijital alanlarda da beslendiği bir gerçektir. Sosyal medya platformları, televizyon dizileri, dijital oyunlar ve çeşitli içeriklerde şiddetin özendirildiği, güç gösterisi olarak sunulduğu ve zaman zaman meşrulaştırıldığı bir atmosferin oluştuğu gözlemlenmektedir. Bu durum, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır.
Bu nedenle, ilgili kamu kurumlarının bu alanlarda daha etkin bir denetim mekanizması kurması büyük önem taşımaktadır. Şiddeti normalleştiren ve teşvik eden içeriklere karşı daha hassas olunmalı; medya ve dijital platformlar, toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmeye teşvik edilmelidir. Devletin bu konuda düzenleyici ve denetleyici rolünü daha güçlü şekilde ortaya koyması gerekmektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, çocuklarımızın güvenli bir eğitim ortamında büyümesini sağlamak adına atılacak her türlü yapıcı adımın yanında olacağız. Eğitimde güvenliği sağlamak, yalnızca bir idari mesele değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur.
Bu acı olayların bir daha yaşanmaması temennisiyle, başta öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz olmak üzere tüm yurttaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Yetkilileri, gerekli önlemleri ivedilikle ve kararlılıkla hayata geçirmeye davet ediyoruz."