Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, sosyal medya hesabından düzenlediği anketin sonuçlarını ve siyasi geleceğine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.
Yaklaşık bin kişinin katıldığı ankette katılımcıların yüzde 69’u Kantarcı’nın “Yeni Parti’ye katılması” yönünde görüş bildirirken, yüzde 8’i beklemesini, yüzde 5’i CHP’de kalmasını, yüzde 10’u AK Parti’ye katılmasını, yüzde 1’i ise bağımsız olmasını istedi. Yüzde 6’lık kesim ise diğer seçenekleri tercih etti.
Kantarcı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
Bülent Kantarcı’nın yaşanılan siyasi türbülans içinde nasıl bir tercih yapması gerektiği hususunda görüşlerini bildiren dostlarımıza teşekkür ediyorum.
Bugün itibarı ile yaklaşık 1000 adet oy kullanılmış olduğundan hareketle dağılım şu şekildedir.
%8 Beklemek
%69 Yeni Parti’ye katıl
%5 Chp de kal
%10 Ak Parti’ye katıl
%1 Bağımsız ol
%6 Diğerlerinin toplamı
Yeni oy kullanımı olacak olsa da bu tablonun değişmesi beklenmiyor.
2014, 2019, 2024 yıllarında Chp adayı olarak girdiğimiz seçimlerde sizlerin giderek büyüyen desteği ile Çaycuma Belediye Başkanı seçildim.
Çok şükür, yine sizlerin sayesinde bugüne dek Çaycuma’mıza güzel hizmetler gerçekleştirmek nasip oldu. Çaycuma’da tüm kesimlerle işbirliğini başardık. İktidarla ilişkilerimizi olabildiğince iyi tutarak, millet-devlet ahengini ön planda tuttuk. Çaycuma modern ve planlı kentleşmesi ile, sosyolojik yaşantısı ile, cazibe merkezi oldu, huzur ve barış adası oldu.
Erken seçim olmadığı takdirde, yerel seçimlere iki buçuk yıla yakın bir zaman var. Genel seçimlerin de normal zamanı 2028 Mayıs ayı olduğuna göre, iki yıldan daha az bir zaman kaldı.
Ancak, siyaset alanında hiç bir biçimde tasvip etmediğimiz çok büyük ve önemli olaylar cereyan etmekte. Her gün ama her gün önümüze gelen haberler bize “bu kadar da olmaz” dedirtiyor.
Mahkemenin 21 Mayıs’ta verdiği “Butlan” kararı ile, o tarihte delege olarak oy kullandığım CHP 38. Kurultayını “yok hükmünde” saydı. Oysa onun üstüne iki kurultay daha gerçekleşmişti.
Bu kararla mevcut Genel Başkan, mevcut MYK ve mevcut PM yok sayıldı. Görülmemiş siyasi bir deprem daha doğdu ve büyük bir çoğunluk CHP ‘den koptu.
Ömrüm boyunca siyasi arenada yer almayı düşünmedim, istemedim. Gelen teklifleri nazikçe geri çevirdim.
Taa ki, 60 yaşıma girdiğim 2014 yılına kadar.
O tarihteki teklifin, yaşımın geldiği durum itibarı ile bana yapılan “son teklif” olacağının bilinci ile olumlu baktım. Vicdanım, benim kendime hazırladığım köşede yarı emeklilik yaşamamı engelledi. Zor bir seçimi kıl payı göğüsledik.
Bu girizgahtan sonra, geleceğe dair şu andaki düşüncelerimi ifade etmeye çalışayım.
1. Geçmişte yaşadığımız deneyimler, CHP’de yaşanan bu büyük kriz ve sonrasındaki kopuşun ileri bir tarihte tekrar birleşme yönünde olacağı beklentisini düşündürüyor.
2. Kriz, iptal edilen Kurultay dolayısı ile doğrudan CHP Genel Merkezini etkiledi. Devamında tüm il ve ilçe yönetimlerine sirayet etti.
3. Bizler, Chp listesinden seçilen Belediye Başkanlarıyız. Bana göre diğer parti üyelerinden farklı sorumluluk taşımaktayız. Bu türbülans içinde sadece CHP’lilere değil, bize oy veren-vermeyen tüm seçmenlerimizi dikkate alarak hareket etmemiz gerektiğine inanıyorum.
4. İş bu nedenle de, her ne kadar bazı şeyleri hissetsem de, kamuoyunun düşüncesini öğrenmek istedim.
5. Geçmiş ve bugün en muhtemel Cumhurbaşkanı adayı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’ın siyasi tutumu bana örnek teşkil etmektedir. Onun seçimini değerlendireceğim.
5. Eğer erken seçim söz konusu olmazsa, yerel seçimlere bir yıl kala siyasetteki geleceğime dair kararımı ve tercihimi kamuoyu ile paylaşacağım.
Sonsuz teşekkürlerimle…