Adalet Bakanı Akın Gürlek, AA Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Gürlek, son dönemde kamuoyunun gündeminde olan hakemler soruşturması hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Soruşturmanın kapsamına ilişkin bilgi veren Gürlek, hakem sınav sorularının önceden dağıtıldığı ve bazı hakemlere mobbing uygulandığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığını söyledi.
Gürlek, dosya kapsamında halen devam eden bir süreç bulunduğunu belirterek soruşturma kapsamında 5 kişinin tutuklu olduğunu ifade etti.
"Türk futbolunun temiz olması lazım"
Hakemlerin görevlerini adalet çerçevesinde yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Gürlek, yürütülen soruşturmanın önemine dikkat çekti.
Gürlek, "Türk futbolunun temiz olması lazım. Biz hakemlerin adalet çerçevesinde maçları yönetmesini istiyoruz. Hakemlerin kimseye bağlı olmadan kurallara riayet ederek maçları yönetmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında MASAK ve HTS kayıtlarının incelendiğini, hakemlerin yönettiği maçların da hassasiyetle değerlendirildiğini belirtti.
"TFF ile bizim sürecimiz farklı"
Türkiye Futbol Federasyonu ile yürütülen soruşturmanın farklı süreçler olduğunu belirten Gürlek, TFF'nin disiplin yönünden değerlendirme yaptığını, savcılığın ise adli soruşturmayı yürüttüğünü söyledi.
Gürlek, özellikle bahis soruşturması kapsamında TFF'nin ilgili verileri savcılıkla paylaştığını belirterek iki kurum arasında koordinasyon bulunduğunu ifade etti.
Soruşturmada 5 kişi tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosu koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da operasyon düzenlenmişti.
Soruşturma kapsamında Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ile bazı hakem ve gözlemcilerin de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında işlem yapılmıştı.
Hakimlik, Ferhat Gündoğdu, Emre Kosif, Ferdi Karadoruk, Yunus Yıldırım ve Alican Sağlar'ın tutuklanmasına karar vermişti. Sebahattin Şahin ile Ahmet Şahin hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.




