Ulusal

Bahçeli'den 'Öcalan' açıklaması: "Şartlar oluşturulmalı"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, süreç hakkında açıklamalarda bulundu. Toplumun büyük kısmının süreci desteklediğini savunan Bahçeli, gizli hiçbir pazarlığın söz konusu olmadığını öne sürdü. MHP lideri, geçen hafta TBMM'de kabul edilen 12 maddelik 'çerçeve yasanın' bir 'af düzenlemesi' olmadığını savundu. Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın "sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması" gerektiğini de ifade etti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iktidarın 'Terörsüz Türkiye' adını verdiği süreç hakkında açıklamalarda bulundu.

Sürecin bir 'devlet politikası' olduğunu tekrarlayan Bahçeli, "Vatan, millet, bayrak ve tüm mukaddes değerler uğruna toprağa düşmüş aziz şehit ve gazilerimiz ile onların muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir" dedi ve toplumun büyük kısmının süreci desteklediğini savundu.

"MİLLETİMİZ 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE'NİN YANINDA DURUYOR"

Bahçeli, süreçte başta AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş olmak üzere destek veren siyasi partilere, milletvekillerine, kişi ve kurumlara teşekkür ederek, sürecin "bir devlet politikası, Türk siyasetinin başarısı ve inşallah topyekun milletimizin eseri" olacağını öne sürdü ve şunları kaydetti:

"Milletimizin kahir ekseriyeti 'Terörsüz Türkiye'nin yanında duruyor, terörün bütün unsur ve handikaplarıyla gündemimizden tamamen çıkmasını istiyor. Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor. Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor. Bölgemizde istikrarsızlık ve kaos üretenlerle terörizm, şiddet, vandalizm ve bunlar sayesinde var olanların ve onlarla aynı safta duranların ise kaybetmesini, ülkemizin ve milletimizin üzerinden elini çekmesini bekliyor.

'GİZLİ KAPAKLI HERHANGİ BİR PAZARLIK SÖZ KONUSU OLMAMIŞTIR'

'Terörsüz Türkiye' sürecinde vatan, millet, bayrak ve tüm mukaddes değerler uğruna toprağa düşmüş aziz şehit ve gazilerimiz ile onların muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir. Vurgulamak isterim ki bu aşamaya onlar sayesinde, onların kutlu mücadelelerinin sonucunda gelinmiştir. Bununla beraber Gazi ordumuzun ve fedakar milletimizin dünden bugüne terörle mücadele hafızası, azmi ve iradesi bütün aşamalarıyla sahiplenilmiştir. Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık, vatandaşlarımızın bilgisi dışında bir yol söz konusu olmamıştır. Sürecin hassasiyetine uygun bir üslupla, sabırla, akılla, vatan, millet sevgisiyle ve kardeşliğin kavileştirilmesine olan güçlü inanç ve iradeyle hareket edilmiştir."

"KANUN BİR AF DÜZENLEMESİ DEĞİL"

Devlet Bahçeli, geçen hafta TBMM'de kabul edilen 12 maddelik 'çerçeve yasanın' bir 'af düzenlemesi' olmadığını savunarak, "Kanun mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını koruyacak, suçun vasfına, mahkumiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Bu yönüyle Kanun, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır" dedi.

AİHM VURGUSU

MHP lideri, önümüzdeki süreçte AİHM kararlarının uygulanmasıyla ilgili tartışmaların gözden geçirilmesi gerektiğini de söyledi:

"Bununla birlikte, kanunun kabulüyle ulaşılan merhale bir nihayet değil, hukuki ve idari bakımdan yapılması lazım gelen düzenlemeler için yeni bir safhanın başlangıcı olacak, bu kapsamda AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların gözden geçirilmesi ve adaletin tesisine ilişkin çalışmaların etkinleştirilmesi gündeme gelebilecektir."

ÖCALAN AÇIKLAMASI

Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerektiğini de şu sözlerle ifade etti:

"PKK’nın kurucu önderliği olarak yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile birlikte PKK’nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon ifa eden Abdullah Öcalan’ın, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir. Milletçe ortak hedefimiz; terörle birlikte şiddetin, terörizm ve bölücülüğün reddedildiği bir zihinsel dönüşüme zemin hazırlamak, tekrar yeşermeyeceği bir iklim oluşturmaktır. Siyaset alanının genişlediği bununla beraber siyasi rekabetin demokratik sınırlar içinde, milli ve manevi değerler istikametinde, ahlaki bir düzlemde yürüdüğü bir sistem inşa etmektir."