Altın ve gümüş fiyatlarında son dönemde yaşanan sert yükseliş yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. HaberTürk ekranlarında değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, piyasalardaki bu hareketliliğin tesadüf olmadığını vurguladı. Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte güvenli liman algısının güçlendiğini belirten Eryılmaz, yatırımcı psikolojisinin de fiyatları yukarı yönlü desteklediğini ifade etti.
Jeopolitik Riskler Altını Zirveye Taşıdı
Altındaki hızlı yükselişin en önemli nedenlerinden birinin jeopolitik riskler olduğunu belirten Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, piyasada güçlü bir beklenti oluştuğunu söyledi. Eryılmaz, “Geçen sene bu kadar dik bir yükseliş görmedik. Altın ve gümüşün yükseleceğine dair öyle bir inanmışlık var ki, insanlara ciddi bir güven geliyor. Altın biraz yükselince insanlar hemen altına yöneliyor” ifadelerini kullandı.
Dolar Zayıflıyor, Altın Güçleniyor
ABD eski Başkanı Donald Trump’a ilişkin beklentilerin değiştiğini dile getiren Eryılmaz, jeopolitik tansiyonun bu nedenle yüksek seyrettiğini söyledi. Eryılmaz, “Trump’ın daha ılıman bir politika izleyeceği düşünülüyordu ancak bu beklentiler boşa çıktı. Trump Amerika seçmenine oynuyor. ‘Bakın Amerika en büyük’ mesajını jeopolitik riskler üzerinden vermeye çalışıyor. Bu süreçte dolar tarafında da bir zayıflama görüyoruz” dedi.
Altın ve Gümüş Neden Birlikte Yükseliyor?
Altın ve gümüşün aynı anda yükselmesinin arkasında temel ekonomik nedenler olduğunu vurgulayan Eryılmaz, Fed politikalarına dikkat çekti. Fed’in faizi sabit bırakmasının piyasalarda etkili olduğunu belirten Eryılmaz, “Altın ve gümüşün birlikte yükselmesinin nedeni doların zayıflaması ve Fed’in faiz indirimine yönelik beklentiler” şeklinde konuştu.
Gümüşte Arz Sorunu Fiyatları Destekliyor
Gümüşün yükselişinde kendine özgü nedenler olduğuna da dikkat çeken Eryılmaz, arz sıkıntısının belirleyici rol oynadığını söyledi. “Gümüş arzı geçen yıl da düşüktü. Çin’de fiyatlar yükselince ihracata kısıtlama getirildi. Çin burada bir taşla iki kuş vurmak istedi; hem üretimi maliyetli hale getirmemek hem de kaynak milliyetçiliğini korumak” ifadelerini kullandı.